Atatürk Arboretumun dan içeriye girdiğinizde sol tarafta bir kurumuş ağaç gövdesi ve yanında ki açıklama tablosu var, dikkatimizi çektiği için yazılan yazıyı sizinle paylaşmak istedik yazıda şöyle yazıyor. Eminim merak ediyorsunuzdur… Yerde yatan bir ağaç size neden torunlarım diye seslensin ki? Çünkü ben yaklaşık 250 yaşındayım ve gölgemde sizin gibi binlerce çocuk oyunlar oynadı. Ama unutmayın, ben de bir zamanlar çocuktum. Tıpkı yan taraftaki fotoğrafta olduğu gibi küçücük kanatlı bir tohumdan önce 1766 yıllarında Belgrad ormanı içerisinde toprağa düştüm, çimlendim ve böylece dünyaya gelmiş oldum. Gürgen ağaçları genellikle 150 yılın üzerinde pek yaşamazlar. Ben ise 250 yaşında iken 2016 yılında kuvvetli bir rüzgarda devrilerek öldüm. Öldüğümde ormanın en yaşlı Gürgen ağacı bendim. Şu gövdeme bir baksanıza! Yaşlılıktan nasıl da kırışıklıklarla dolu… Ama size bir sır vereyim mi? Ben aslında ölmedim ve tam tersine hayat doluyum! Gürgen Dede iyice bunamış diye düşünüyorsunuz değil mi? Bana inanmıyorsanız 100 metre aşağıda sağ tarafta benim gibi yerde yatan yaşlı dev Meşe ağacını ziyaret edin lütfen. Oradaki bilgi panolarını okursanız benim ölmediğime siz de inanacaksınız. Bu arada ara sıra Gürgen Dedenizi de ziyaret etmeyi ihmal etmeyin ki, sizlerin büyüdüğüne de şahitlik edebileyim. Yeni evim olan Atatürk Arboretumunda size hoş bir gezi diliyorum!

ATATÜRK ARBORETUMU'UNDA NELER VAR?

Atatürk Arboretumu

“Eğitim İçin Çok Önemli”

Ana okuldan üniversiteye kadar tüm öğrencilere otsu ve odunsu bitkiler hakkında bilgi vermek, yetiştirme alanlarında tanımak, çevre koruma bilincinin gelişmesine katkıda bulunmak adına okullar buradan randevu alıp gezi düzenliyorlar.Eğitimcilerin görevi ise öğrencilerine detaylı bilgiler vermek ve bu canlı müzeyi gelecek nesillere tanıtmak.

Atatürk Arboretumu

“Çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı bu yaptıklarımın hiç birini yapamazdım.”

isik

Mustafa Kemal Atatürk

Separator
Haritayı GoogleMaps de açmak için tıklayın!
Separator

“Benim Tatlı Torunlarım”

Atatürk Arboretumun dan içeriye girdiğinizde sol tarafta bir kurumuş ağaç gövdesi ve yanında ki açıklama tablosu var, dikkatimizi çektiği için yazılan yazıyı sizinle paylaşmak istedik yazıda şöyle yazıyor.

Atatürk Arboretumu

Eminim merak ediyorsunuzdur… Yerde yatan bir ağaç size neden torunlarım diye seslensin ki? Çünkü ben yaklaşık 250 yaşındayım ve gölgemde sizin gibi binlerce çocuk oyunlar oynadı. Ama unutmayın, ben de bir zamanlar çocuktum. Tıpkı yan taraftaki fotoğrafta olduğu gibi küçücük kanatlı bir tohumdan önce 1766 yıllarında Belgrad ormanı içerisinde toprağa düştüm, çimlendim ve böylece dünyaya gelmiş oldum. Gürgen ağaçları genellikle 150 yılın üzerinde pek yaşamazlar. Ben ise 250 yaşında iken 2016 yılında kuvvetli bir rüzgarda devrilerek öldüm. Öldüğümde ormanın en yaşlı Gürgen ağacı bendim. Şu gövdeme bir baksanıza! Yaşlılıktan nasıl da kırışıklıklarla dolu… Ama size bir sır vereyim mi? Ben aslında ölmedim ve tam tersine hayat doluyum! Gürgen Dede iyice bunamış diye düşünüyorsunuz değil mi? Bana inanmıyorsanız 100 metre aşağıda sağ tarafta benim gibi yerde yatan yaşlı dev Meşe ağacını ziyaret edin lütfen. Oradaki bilgi panolarını okursanız benim ölmediğime siz de inanacaksınız. Bu arada ara sıra Gürgen Dedenizi de ziyaret etmeyi ihmal etmeyin ki, sizlerin büyüdüğüne de şahitlik edebileyim. Yeni evim olan Atatürk Arboretumunda size hoş bir gezi diliyorum!

Separator

O Piti Piti Karamela Sepeti

Atatürk Arboretumu

Ana kapıdan girdiğinizde altı yöne ayrılmış yol bulunuyor. En keyiflisi ilk sola döndüğünüz de ki göl. Gezinize buradan başlayabilirsiniz. En güzel kareler bu gölden çıkıyor. Ama diyorsanız ki bir banka oturup gölde yüzen ördekleri, kuğuları izleyelim, o zaman sizi sağ taraftaki göle alalım. Üç gölünde kendine has özellikleri var. Biri daha eğlenceli iken, diğeri daha huzur verici, biri daha canlıyken diğeri daha sessiz. Zamanınız varsa ormanın her yanını gezin. Etraf korunaklı rahat olabilirsiniz.

Separator

Bir Sincap Mı Geçti?

Atatürk Arboretumu

Orman içinde dolaşırken kulağınıza gelen kuş sesleri, göletlerde yüzen kaplumbağalar, ördekler, hatta orman içerisinde yürürken bir anda karşınıza çıkan sincaplar. Şehir dışında değil, İstanbul’un tam göbeğindesiniz. İnanılma ama gerçek. Havası ve büyülü ortamı gelenleri sarhoş ediyor. Üzücü olan ise nedir biliyor musunuz? İstanbul da yaşayan birçok kişi burayı bilmiyor.

Separator

Yağışlı Havalarda Adımlarınıza Dikkat!

Atatürk Arboretumu

Çocuklu anneler ormanın tüm genel kısmını çok rahatlıkla gezebilirsiniz. Göl çevresinin kayganlaşmasından dolayı oluşabilecek kazalara çok dikkat edin. Gönül isterdi ki ördeklere ekmek atalım. Fakat içeriye yiyecek sokmak yasak olduğu için sadece seyretmekle yetiniyoruz.

Separator

Bir Tatlı Huzur Almaya Geldik.

Atatürk Arboretumu

Gözlerinizi kapattığınızda adeta terapi içindesiniz. Hayatın getirdiği kargaşalar, stres, kötü etkilerden sıyrılıp özünü buluyorsunuz. Ağaçlara sarılma fikri çok tuhaf gelse de, bunu bir terapi olarak kabul edin ve bir ağaca sarılın. Faydasını göreceksiniz.

“Hadi Gelin Enerjimizi Atalım”

Eski kadim uygarlıkların söyledikleri gibi sorularına bilge yanıtlar almak istiyorsan ormana git. Uzun süre kapat gözlerini. Ayakkabılarını çıkart toprağa değsin ayakların. Düşüncelerinden arın ve kalbine odaklan. Üzerinden at bütün düşüncelerini. Toprak, rüzgar, güneş sana ilham verecektir. Ormana güven! Ona kabini aç ve teşekkür et. Ağaçla temas ettiğimizde ağacın titreşim düzeni vücudumuzdaki bir çok biyolojik davranışı olumlu olarak değiştirmektedir. tüm bunların nedeni ise ağaçların yaydığı titreşimdir.

“Bilim tarafından Kör Olanlar” adlı kitabın yazarı Mathew Silverstone, insanların ağaçlara dokunması gerektiğini, bunun insanları sağlıklı kıldığını söylüyor.

Separator

“An-ı yakalayın”

Atatürk Arboretumu

Orman içinde yürürken aniden bir sincapla karşılaşabilirsiniz, yolda köpekler size eşlik edebilir. Ya da çok uzaklara giderseniz bir karaca gözünüze çarpabilir, daha önce görmediğiniz kuşları burada görebilirsiniz, fotoğraf makinenizi mutlaka getirin çünkü burada çekilen her kare KARTPOSTAL gibi.

Separator

İçeriye Neler Alınıyor/Alınmıyor?

Atatürk Arboretumu

Neler Yasak: Her türlü yiyecek, her türlü içecek (alkollü alkolsüz) su hariç, tripod, bisiklet, top, uçurtma, balon, kostüm ekipmanları, evcil hayvan kesinlikle yasak.
Nelere İzin Var: Bebek arabası, bebek maması, su, cep telefonu, fotoğraf makinesi, oturmak için bir örtü, sonbahar ayları serin olabiliyor. Üzerinize mutlaka bir giysi alın.

✔ Aklınızda bulunsun; Wc kapıdan girdiğinizde karşınızda gördüğünüz meydandaki havuzun 50 metre ilerisinde sol taraftadır. Giriş ücretsiz

Separator

Atatürk Arboretumu Fotoğraf Çekimi

Atatürk Arboretumu

Gelin ya da özel günleriniz için, fotoğraf çekimi 6 kişi girebiliyor. Giriş ücreti 415 TL (2018) ücreti Ziraat Bankası şubesine yatırıp dekontla gitmeniz gerekiyor.
Çekim öncesi mutlaka rezervasyon şart. Düğün nişan vb. özel günlerinizde çekimler için ücret ödeniyor.

Tel: 0212 226 23 35

“Giriş ücreti hafta içi farklı, hafta sonu farklı!” 

Pazartesi günleri çevre temizlik hizmetinin yapılmasından dolayı Atatürk Arboretumu ziyarete kapalıdır. Giriş ücreti hafta içi ve hafta sonu olmasından dolayı farklılık göstermektedir.

Ziyaret Saatleri: Yaz dönemi 08:30 – 20:00 / Kış Dönemi 08:30 – 17:00 – Pazartesi günü kapalı
Giriş Ücreti: Hafta içi 
Yetişkin 7,50 TL. Öğrenci 2,50 TL. Hafta sonu Yetişkin 20 TL. Öğrenci 7,50 TL. (2018)

✔ Aklınızda bulunsun; Öğrenci haklarından yararlanmanız için, yanınızda mutlaka öğrenci kimliği olmak zorunda. İstanbul kart vb. kabul edilmiyor. Müzekart geçerli değil. Orman fakültesinde öğrenciyseniz herhangi bir ücret ödemeden geçiş sağlayabilirsiniz ama öğrenci kartınız yanınızda olduğu müddetçe.

Separator

Atatürk Arboretumunda Yemek ya da Kahvaltı

Atatürk Arboretumu

Özel koruma altına alınan bir yer olduğu için, kahvaltı ya da yiyecek içecek tamamen yasak! Çantanızda bisküvi varsa kapıda alınıyor. İçeride kafe ya da vb. yer yok. Yanınıza sadece su alabiliyorsunuz. İçeriye girmeden bol bol yemek yeyin ki, gezeceğiniz zaman içerisinde karnınız acıkmasın.

Atatürk Arboretumunda Yapmadan Dönme!

  • Kesinlikle fotoğraf makinenizi yanınıza alın.

  • Yapabiliyorsanız 1 saatte olsa ağaçların altında uyuyun.

  • Her fotoğraf karesi ayrı güzel, bol bol her yerde fotoğraf çekilin ve çekin.

  • Zamanınız varsa ormanın her tarafı gezin, en uzak noktasına kadar yürüyün.

  • Ağaçların altında yazan bilgilendirme notlarını okuyun (hangi ülkeye ait vb.)

  • Bankta oturun ördeklerin, kuğuların suya süzülüşlerini izleyin.

  • Belki de hiç görmediğiniz kuşları göreceksiniz, fotoğraflarını çekin.

Biz Kimiz?

Yıllarca birbirini aramış iki Seyyah olan Hande ve Aytaç, 2011 yılında hayatlarını birleştirdi. 2016 yılında ikiz çocukları küçük Seyyahlar Defne ve Atlas aileye katıldı. Geziyorlardı hala da geziyorlar ve bir yandan da deneyimlerini “Seyyahız Biz” adını koydukları blogdan sizlerle paylaşıyorlar.

Benzer YAZILAR

 Seyahat REHBERİ

Yorum Yaptınız mı?

Yazılarımıza yapacağınız katkılar bizim için önemli, olumlu veya olumsuz görüşlerinizi lütfen aşağıya yazınız.

Seyyahız Biz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir