İkiz çocuklarıyla karavanla geziyoruz diyorlar ama nerede karavan, neler yapıyorlar, nasıl ve nerede geziyorlar gibi daha birçok soru var aklınızda, cevap arıyorsunuz ama biz gezmekten vakit bulup da yazamadık desek 😊 İlk önce yakın zamandan, yani 2019 yılı son gezimiz nasıldı, neler yaptık bunlardan biraz bahsedelim o zaman. Karavanımızın uzun tatil ve yol kontrollerini yaptıktan sonra İstanbul dan yola çıktık. Bu arada karavana dair teknik sorularınıza cevap Karavanımıza dair Yaşamsal ve Teknik Sorular yazımızda bulabilirsiniz.

ÇEKME KARAVANLA 2019 YILI 60 GÜN GEZİMİZ

Sanırız bu yazıyı uzun zamandır bekliyordunuz!

İkiz çocuklarıyla karavanla geziyoruz diyorlar ama nerede bu karavan, neler yapıyorlar, nasıl ve nerede geziyorlar, bu değirmenin suyu nereden geliyor gibi daha birçok soru var aklınızda, cevap arıyorsunuz ama biz gezmekten vakit bulup da yazamadık desek 😊

İlk önce yakın zamandan, yani 2019 yılı son gezimiz nasıldı, neler yaptık bunlardan biraz bahsedelim o zaman.

Karavanımızın uzun tatil ve yol kontrollerini yaptıktan sonra İstanbul dan yola çıktık. Bu arada karavana dair teknik sorularınıza cevap Karavanımıza dair Yaşamsal ve Teknik Sorular yazımızda, değirmenin suyunu da Bende Böyle Gezmek İstiyorum, Diyorsanız! yazımızda bulabilirsiniz.

“Uzaklara gitmek, denizler, sınırlar, ülkeler, inançlar aşmak fırsatı çıktığı zaman hiç duraksama.”

isik

Amin Maalouf

Separator
Haritayı GoogleMaps de açmak için tıklayın!
Separator

Haydi Gezi Başlasın!

SeyyahizBiz_Karavan_Sazova_Park
Eskişehir Sazova Park

İlk durağımızı Eskişehir olarak belirledik. Yola çıkmamız ve Eskişehir’e varmamıza kadar yağmur bizi bırakmadı.

Eskişehir’in en güzel yerlerinden ve ikiz çocuklarımızın keyif alacağı mekan olan Sazova parka doğru yol aldık. Açıkçası içeri karavanla alınmayacağımız yönünde biraz tedirginliğimiz vardı ama bize otoparkın köşesinde çimlere sıfır denebilecek bir alana yönlendirdiler. Tabi ki çim alanı sadece çocuklarımız oyun oynamak için kullandı, biz de çevreyi rahatsız etmemek için dışarıda masa vs bulundurmadık.

SeyyahizBiz_Karavan_Eskisehir
Eskişehir Çiğ Börek

Sazova park ve çevresindeki yerleri dolaştıktan sonra karavanımızın çekme olmasının avantajıyla onu otoparkta bırakıp aracımızla tüm ili dolaştık.

Birkaç gün aynı yerde kalmak bize yetiyor ve yeni yerleri keşfetmenin merakıyla yola çıkıyoruz.

SeyyahizBiz_Karavan_Emre_Golu
Emre Gölü

Frig Vadisini merak edip tabelaları takip ediyorduk ki kendimizi Emre Gölünde bulduk. Daha tam keşfedilmemiş yerde yeni bir tesis işletmeye açılmış. Doğal ortamda ördekleri beslerken sizde bir şeyler atıştırıp göldeki tek saltanat kayığı ile gezinti yapabiliyorsunuz.

SeyyahizBiz_Karavan_Frig_Vadisi
Frig Vadisi

Biraz dinlenmenin ardından haşhaş tarlalarının arasından hasatı seyrederek, fotoğraflayarak ilerlerken kendimizi Frig vadisinin tam göbeğinde bulduk. Yollar asfalt gibi görünse de bazı yerler stabilize veya toprak olabiliyor, dikkatli gitmek şart.

Bu gezilerdeki en güzel olay çekme karavan ile gezdiğimiz için çevre halkının sempatik bakışı ve konuksever yaklaşımları oluyor. Kimi ekmeğini, kimi böreğini paylaşıyor. Vadi içindeki köylerde karavanda konaklamamız yerine birçoğu evlerine davet ettiler ama içeriyi görmeleri sonrası onlar bize misafir olmak istediler.

SeyyahizBiz_Karavan_Frig_Vadisi_Hashas
Haşhaş Tarlaları

Sabah kahvaltı sonrası yeniden yola çıktık. Vadinin Afyon’a kadar olan tarafını geze geze merkeze yakın konuma vardık. Şehir merkezlerine karavan ile girmeyi pek tercih etmiyoruz. Çünkü bizi kalabalık bir trafik mi, dar sokaklar mı bekliyor bilemiyoruz. O yüzden en güvenli gördüğümüz benzin istasyonuna girip benzin, su ve benzeri ihtiyaçlarımızı karşılayıp bölge hakkında bilgi alıyoruz. Duruma göre genelde karavanımızı güvenli bir yere sabitleyip şehir merkezini ve çevresini gezmeye başlıyoruz.

SeyyahizBiz_Karavan_Afyon
Afyon Kalesi

Afyon tarihi sokakları, hanları, camileri, kalesini gezip yöresel tatlarını da denedikten sonra artık dinlenme zamanı geliyor ve bir sonraki gün aynı bölgeye devam mı yoksa yeni rotalara mı sorusunu aile oylamasına sunup karara göre uyku saatimiz başlıyor.

Gezilerimizde örneğin Afyon gibi şehrin gezilebilir yerlerinin çokluğuna göre birden fazla günümüzü ayırıyoruz.

Afyon dan sonra Türkiye’nin kısa süredir popüler mekanı olan Lavanta Tarlaları Kuyucak Keçiborlu Köyüne yol alıyoruz. Sezonu Temmuz ayının ikinci haftası ama oldu ki gidemiyorsunuz Edirne Lavanta Tarlalarına gitmek için yazımızı okuyarak yerin  detaylarını okuyabilirsiniz. Haziran ilk haftası Edirne’ye yolculuk yapıp burada ki lavanta tarlasını ziyaret edebilirsiniz.

SeyyahizBiz_Karavan_Lavanta
Kuyucak Lavanta Tarlaları

Kuyucak Keçiborlu köyünde birçok lavanta tarlası var ama asıl fotoğraf çıkan iki tarla var. Üzüldüğümüz kısa zamanda ünlenen bu tarlaların kenarlarında kurulan işletmelerin bir kısmı samimi olsa da geneli işi ticarete dökmüş. Kuyucak Keçiborlu da karavanı koyabileceğiniz çok yer var. Su ihtiyacınızı da yeni açılan otoparktaki çeşmelerden sağlayabilirsiniz.

İlk gün havanın kapalı olması ve sonrasında sağanak yağmurun olmasından dolayı sizde bizim gibi enerji sorunu yaşarsanız kablonuz elinizde ücreti karşılığı deseniz de bazen köy dışı gelen ticaret insanlarına rastlayıp Hayır cevabı ile karşılaşabiliyorsunuz. Genelleme yapmak istemiyoruz ama her şey artık para olmuş.

SeyyahizBiz_Karavan_isparta
Isparta Saat Kulesi

Birkaç günü lavanta kokularıyla geçirdikten sonra artık gül kokulu ilimiz Isparta’ya gidiyoruz. Gül suyu, yağı, parfümü, reçeli diye birçok imalatçıyı gördüğünüzde evet burası Isparta dedik. Merkezdeki gülle sarılı saat kulesi, yapay göleti olan güzel parkı, müzesi derken burası çabuk bitti. Gül suyu almayı düşündük ama sadece düşündük, gerçekten biraz pahalı geldi. Bir gece konakladık ama pek misafirperver bir şehir değildi.

Sabah kahvaltı için şehir dışı güzel bir yerler arayarak Burdur’a yola çıktık.

SeyyahizBiz_Karavan_Burdur
Burdur Merkez

Şehre vardığımızda geniş yolları, yan yollardaki park yerleri derken karavanımızı bırakacak çok yer bulduk. Şehir merkezi bizi çok şaşırttı. Birçok kaliteli kafeler, tarihi çarşısı ile ceviz ve haşhaş helvasını görünce burasının gerçek olmadığına karar verdik. Bunca güzelliğin yanında tek sorun artık tren seferleri ve gar çalışmıyormuş. Aslında buraya Doğu Ekspresi gibi bir gezi ve gurme hattı açılmalı.

Günü Burdur gölünün kıyısında dört kişilik bisikletlerle sahil turu yaparak tamamladık.

SeyyahizBiz_Karavan_Burdur_Golu
Burdur Gölü

Sabah gölün kıyısında kahvaltımızı yaptıktan sonra. Biz gölü seyrederken Atlas ve Defne belediyenin çeşitli oyunlardan yaptığı çocuk parkında enerjilerini attılar. Şehri tepeden seyredebileceğiniz seyir tepelerini de buraya kadar gelmişken görmeden olmaz diyerek şehirdeki gezimizi tamamladık.

SeyyahizBiz_Karavan_Sagalassos
Sagalassos Antik Kenti

Şimdi istikamet Eğirdir dedik ama yolda bir sürü kahverengi tabela. Bir kısım tabelayı takip ettik. Bunlardan İnsuyu Mağarası yol üzeriydi hemen merakla içeri girdik. Biraz yorucu ama çok güzel mağara ve özelliğinden dolayı biraz serin. İnsuyu mağarasından sonra sola bir sapaktan Sagalassos Antik Kentine doğru yola devam ettik. Mutlaka görün desem de sadece arabanızla gidin, karavanı bırakın. Yol güzel ama hep rampa hep rampa çık çık bitmiyor, çıkınca in in bitmiyor, çok şikayet ettik ama değiyor.

Eğirdir merkeze gelince göl kenarında diğer karavancı dostları görebiliyorsunuz. Güzel, şirin bir sahil kenti gibi Eğirdir. Bir de tepeden görelim derseniz, Sagalassos dan deneyimli olarak biz karavanı bıraktık, dik ve yılan gibi yolu çıktık ve Akpınar seyir terasında kahvemizi içerek Eğirdir’i seyrettik.

SeyyahizBiz_Karavan_Egirdir
Eğirdir Gölü

Biraz dinlenmenin ardından Kovada gölü diye anlata anlata bitirilmeyen bayağı bir orman yolunu gittik. Karavanı bırakın araç parkı bile zor. Yol kenarında duruyorsunuz. Orman içi patikadan yürüyerek göle varıyorsunuz. Sadece seyir iskelesi var.

Milli Parklar Müdürlüğüne bağlı ama işletmecisi özel, küçük bir müzesi var, ziyaretçisi yok, tabelada yazan ayrı yanınıza gelip giriş ücretini farklı alan görevli ayrı, tek güzel yanı hala bakir bir yer olması. Onca yola değer mi, kişiye göre değişir. Bir kere gördük, yeterli. Karavancıya pek uygun yer değil.

SeyyahizBiz_Karavan_Kovada

Haydi bakalım onca yol yaptık Burdur’a dönüş yoluna başlayalım ve yine orada konaklayalım. Sabah olunca bu sefer çok bahsi geçen Akçaköy lavanta deresini görmeye gittik. Pek Kuyucak kadar tarla yoktu ve daha cılız yapısı vardı ama tek yerde geniş tarla olması ile seneye favori bölge haline gelebilir. Bu haliyle de bayağı ilgi çektiği için biz de fotoğraf çekmeden çıkmayalım dedik.

Karavanımızla bu kadar yol yapınca yollarda yazdıklarımızdan daha çok hikayelerimiz oluyor. Mesela su için çeşme bulalım derken acı ama fotoğraf için çok değerli olabilecek suyu tamamen kurumuş olan Akgöl’ü gördük.

SeyyahizBiz_Karavan_Akgol
Akgöl - Burdur

Yol bizi götürsün ama nereye derken kendimizi Denizli de bulduk. Çocuklarla yolculuk yapıyor olunca sanayi şehrinde merkeze de pek izin verilmeyeceğini düşündük ama şehir dışı güvenliği de düşünürken bir anda şehrin içine girmiş olduk. Forum Çamlık AVM‘nin karşısında yolu engellemeyen bir park cebi bulduk ve karavanımızı park ettik.

Bu tarz parklarda çoğunlukla çevre rahatsız olur ve şikayetler olabilir diyebilirsiniz. Aksine karşı sitelerden karavanımızdaki seyyahiz.biz instagram adresinden mesaj atan, gelip evine kahve içmeye davet eden, kahvesini alıp gelen birçok ziyaretçimiz oldu ki en güzeli polisimizin gelip şikayet yerine ihtiyacımızın olup olmadığını sormasıydı.

SeyyahizBiz_Karavan_Denizli
Denizli

İlk günümüzü merkezi, tarihi çarşısını gezmeye ayırdık. Denizli’nin çok ayrı bir özelliği de insanlarının çeşitli din ve siyasi görüşe sahip olsa da medeni bir şekilde tartışıp konuşabiliyor olmadıydı.

İkinci günü teleferik ile Bağbaşı yaylasına çıkıp kahvaltı ederek geçirdik. Araç trafiğine kapalı olması, doğal yeşilliğin ve oyun sahalarının bol olması çocuklarımızın keyifli bir gün geçirmesini sağladı.

SeyyahizBiz_Karavan_Denizli_Bagbasi
Bağbaşı Yaylası

Ve sonunda Salda Gölü.

Gölün çevresi, gün batımı, sahili filan ne var ki, hemen biter dedik ve 1. gün,2. gün, 3. gün….7. gün neler oluyor sonsuza kadar burada mıyız yoksa? Evet sonsuza kadar kalabilirsiniz. Huzurlu bir manzarası var.

Uzun süredir yollarda olmanın ve uzun yürüyüşlerin olduğu gezinin ardından dinlenmek bizimde hakkımız dedik ve konaklamak için halk plajındaki çadır ve karavan parkını tercih ettik. Çok düzen olmasa da birkaç yerde tuvalet ve çeşme mevcut.

Çocuklarımızın göl kenarındaki oyunları, yeni arkadaşlıklar kurmaları, kıymalı tostu, Kuşadası’nda 16TL’ye satılan fabrikasyon imalata karşı daha tadı mükemmel olan yerel üretim aynı miktarda 3TL’ye satılan dondurması, gece yaktığımız ateş daha sayalım mı? Yedi gün değil sonsuza kadar kalınmaz mı?

SeyyahizBiz_Karavan_Salda
Salda Gölü

7 gün çok güzel dinlendik ve tekrar Denizli’ye oradan Pamukkale’ye yola çıktık. Pamukkale de karavan park etmek biraz problem, aşırı kalabalık. Biz de yakın lokasyondaki renkli termal suları ile meşhur Karahayıt’a geçtik. Merkezde büyük bir açık otopark var. Gece güvenle kalabilirsiniz. Çünkü tüm gece nedendir bilemiyoruz ama herkes dolanıyordu.

SeyyahizBiz_Karavan_Pamukkale
Pamukkale

Karavanımızı bırakıp travertenleri dolaşmaya gittik. Alt kapıdan yukarı yürüdük biraz ama sonradan öğrendik üst kapıdan başlayıp aşağıya yürümek daha kolay oluyormuş. Kapılar arası ücretli ring servisler var.

SeyyahizBiz_Karavan_Karahayit
Karahayıt - Denizli

Günlerde kilometreler gibi akıp geçerken artık Ege’ye Kuşadası’na doğru yola çıkıyoruz. Yollarda on tane motokaravan görürsek bir tane çekme karavan ile karşılaştık. Benzin almak ve ihtiyaç molası için durduğumuz bir dinlenme tesisinde her durduğumuz yerdeki gibi karavan meraklılarınca soru yağmuru ile keyifle esir alındık. Keyifle diyorum çünkü motokaravanı herkes az çok tahmin ediyor ama çekme karavana dair ne derseniz sanki ilk kez duymuş gibi hayranlıkla dinliyor ve yeni sorularını sıralıyorlar.

Çaktırmadan da çay çorba ısmarlayıp sizin daha çok kalıp sohbet etmenizi sağlıyorlar. Hatta ileri gidip elimizi tutup karavanımızı almak için cazip fiyat söyleyip pazarlığa bile başlayan çok oldu.

SeyyahizBiz_Karavan_Kusadasi
Kuşadası

Kuşadası’na varıp karavanımızı park edip ayrıldığımızın da telefonumuz her çaldığında “acaba yanlış yere mi par ettik” diye düşünürken her arayan “kiralık mı?” sorusunu sordu. Yazlık bölgelerde oteller yetmiyor, insanlar sokaklarda sabahlıyor. Bu bölgelerde çekme karavan konaklama tesislerine bayağı ihtiyaç olduğu kesin.

SeyyahizBiz_Karavan_Bafa_Golu
Bafa Gölü

Gecesi ayrı, gündüzü ayrı olan Kuşadası’nda birkaç gün kalıp Bafa gölü Yediler Manastırına oradan Didim’e geçtik ama kalabalığından ve taşa dönmüş sahilinden dolayı yönümüzü arka yollardan tekrar Kuşadası’na çevirdiğimizde Menderes deltasındaki şimdilerde restore edilmeye başlamış tarihi Eski Doğanbey köyüne rastladık. Karavan için yollar biraz problemli olsa da bir yere kadar çıktık, kalanını yürüyerek devam ettik. Bu köy de ileride Adatepe ve Yeşilyurt köyleri gibi ünleneceğini düşünüyoruz.

SeyyahizBiz_Karavan_Doganbey
Doğanbey Köyü

Geceleri biraz ıssız olduğu söylendiği için Kuşadası üzerinden Selçuk’a çevirdik ve şehir girişine yakın bir alanda karavanımız park ettik ve konakladık.

Bizim gibi kamplar dışında özgürce konaklamak istiyorsanız, ilk kural sıvı veya katı atıklarınızı kurallar dışında bir yere atmayın veya boşaltmayın. Suyunuzu idareli kullanın. Elektrik enerjisi için güneş panelleri ve sistemi taktırın ve ekonomik kullanın. Siz etrafınızda dağınık ve gürültü yapan kişilerden rahatsız olabileceğiniz gibi etrafınızın da bundan rahatsız olacağını düşünerek hareket edin. Bu altın kuralara uyarsanız bir problem yaşamazsınız.

SeyyahizBiz_Karavan_Efes
Efes - Selçuk

Evet nerede kalmıştık?

Selçuk da Efes Antik Kentini de dolaştıktan sonra Sagalassos dan edindiğimiz yol deneyiminden sonra Şirince’ye karavansız hareket ettik ve her zaman ki yerimize kahvaltıya gittik.

Çarşısı, şarap fabrikası, şarapları ve tadımlıkları ile gün Şirince de çok çabuk bitiyor. Buranın da Salda gibi bir büyüsü var ama karavanımız aşağıda bizi bekliyor.

SeyyahizBiz_Karavan_Sirince
Şirince - Selçuk

Artık biraz deniz havası alalım diyerek Seferihisar üzerinden Sığacık sahiline vardık.

Migros’un yanından kale duvarını takip ederek ilerlediğinizde denize sıfır park edebileceğiniz otoparklara geliyorsunuz. Ücret bir sefer 10tl aldılar sonraki 3 gün para soran olmadı.

Karavanımızı orada bırakıp Bademler gibi ilk köylülerin sahne aldığı, çevre köyleri, üzüm bağlarını, üreticilerini gezdik. Tek kötü olan o canım dağları kaplayan ormanlarda çıkan günlerce süren yangın oldu. Dumanı ikinci gün o kadar yoğundu ki güneşi bile kapattı.

Alaçatı ve Çeşme ile çevre köylerini gezebilmek için yer ararken Urla’nın Torasan sahiline geçiş yaptık. Yine denize sıfır konumda geçici yazlığımızı sabitledik ve denizin huzurlu sesinde günbatımını seyrettik. Sabah kahvaltı ile yeniden çevredeki korkuluklarıyla Barbaros, duvar boyamalarıyla ünlenmiş Germiyan ve çevre köylerini gezdik.

SeyyahizBiz_Karavan_Urla
Urla - Üzüm Bağları

Gün yetmiyordu döndüğümüzde daha görevler bitmemişti. Çocuklarımızla eldivenlerimizi taktık, çöp poşetlerimizi aldık ve önceden gelip bırakılmış olan çevremizdeki şişe benzeri çöpleri toplayıp mıntıka temizliğimizi tamamladık. Çevremizde tatil sitesinde ve villalarda oturanlardan teşekkür için gelen ziyaretçilerimize de kahve ikram ettik.

Dolu dolu geçen tatilimize kısa bir ara vermek üzere İzmir üzerinden İstanbul’a güzel anılar, insanlar ve hikayeler biriktirmiş olarak geri döndük.

SeyyahizBiz_Karavan_Sigacik
Sığacık - Seferihisar

“Çekme karavan mı, motokaravan mı?” diye sorduğunuzu duyuyoruz.

Diyebilirsiniz şimdi her gittiğiniz yerde kısa süreli konaklıyorsunuz ve bu esnada karavanın sabitlenmesi, sökülmesi zahmetine ne gerek var motokaravan alın. Kimi deniz, kimi orman, kimi dağ, kimi ova ister.

İki karavanında artıları eksileri var. Çekme karavanda bakım ve vergi anlamında pek bir masraf çıkmıyor ama motokaravan da araç olmasından ötürü yüksek vergi, sigorta, muayene ve bakım masrafı kullanmasanız bile sizi bekliyor. Çekme karavanı bırakıp dar yollar, kalabalık trafik, park problem olmuyor ama yine akşam karavanınızın yanına dönmeniz gerekiyor. 

Daha birçok karşılıklı artısını eksinini tartışabiliriz ama çekme karavanın sempatisi, yolda size korna çalıp selam verilmesi gerçekten bir ayrıcalık.

2019 yılı 60 gün süren karavanla gezilerimizden bir demet sunduk sizlere, yazımız kısa ve yüzeysel gelmiş olabilir. Hem sizi uzun uzun yazıyla sıkmak istemedik hem de içinde birçok yazmadığımız hikayelerin olduğu yeni yazılarımıza detayları sakladık.

Her türlü sorularınızı yorum veya iletişim kısmımızdan bize yazabilirsiniz.

Benzer YAZILAR

SeyyahGezi

Karavanla Tatildeyken Çocuklarımızın Düzeni

“Anne Baba Mutlu = Çocuklar Mutlu” Sloganımız ile herkese Merhaba MERHABA, MERHABALAR efenim diyoruz. Bu yazımızda tatildeyken minik ponçiklerimizin Yemek ...

SeyyahizBiz_Su_1140x815

Bende Böyle Gezmek İstiyorum, Diyorsanız!

Son zamanlarda duyduğumuz en abartısız sorulardan birkaç tanesi… “Nasıl bu kadar çok geziyorsunuz?” “Siz ne iş yapıyorsunuz?” Ya da “Bu ...

SeyyahizBiz_Karavan_1140x815

Karavanımıza dair Yaşamsal ve Teknik Sorular

Bütçenize göre birçok fiyat ve model mevcut ama en çok dikkat etmeniz gereken konular yürüyen aksam, yalıtım ve teknik özellikleri ...

SeyyahizBiz_Karavan_Rota_1140x815

Çekme Karavanımızla 2019 Yılı 60 Gün Gezimiz

İkiz çocuklarıyla karavanla geziyoruz diyorlar ama nerede karavan, neler yapıyorlar, nasıl ve nerede geziyorlar gibi daha birçok soru var aklınızda, ...

Yedigöller

Türkiye’nin En İyi Kamp Alanları

TÜRKİYE'NİN EN İYİ KAMP ALANLARI Bir yerlere yetişme telaşının olmadığı ve sadece sizin isteğinize göre şekillenen bir tatil. Türkiye bu ...

 Seyahat REHBERİ

Yorum Yaptınız mı?

Yazılarımıza yapacağınız katkılar bizim için önemli, olumlu veya olumsuz görüşlerinizi lütfen aşağıya yazınız.

Seyyahız Biz

Yorumlar 4

  1. Metin çöp. says:

    Gerçekden çok beğendim.Çok güzel yerleri gezmişsiniz.Karadeniz tarafına hiç gelmemişsiniz.Bu taraflardada güzel yerler var.Bende emekliyim,esnafım.Fırsat buldukça ailem,çocuklarımla genelde bayram tatillerinde gezmeye çıkıyoruz..Gezdiğiniz yerler çok güzel görünüyor..insan hem eğleniyor,hemde kendini yeniliyor. Size iyi tatiller ve eğlenceler..Herşey gönlünüzce olsun..

    • SeyyahizBiz says:

      Metin Bey Merhaba, 2018 yılında karadenizi baştan sona gezdik, sadece yayla yolarında 3.500 km yol yaptık. Blog yazmaya yeni başladığımız için son yazdığımız yerleri yazmaya başladık. inşallah en yakın zamanda tekrar gelir, anılarımızı tazeler yazılarımızı da yazarız. Ayrıca güzel yorumunuz için sonsuz teşekkürler.

  2. Songül Yaylı says:

    Eskişehir’i gezmek için araba gerekir mi?

    • SeyyahizBiz says:

      Selamlar Eskişehir’i gezmenin en güzel yolu kiralayacağınız bisiklet ile bu güzel şehri baştan sona gezebilirsiniz,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir