Gölyazı, bir zamanlar Apollon Krallığının başkentiydi. Daha sonra Bizans, Osmanlı, derken o tarihten bu yana esintiler halen devam etmekte. Gölyazı da yaşayanların çoğunluğunu mübadele yıllarında Selanik’ten gelmiş olanlar oluşturuyor. O tarihe kadar burada yaşayan yaklaşık yüz hanelik Rum nüfus, mübadele sonrası Yunanistan’a gönderilmiş. Giden Rumlar, Yunanistan’da Apollonia adında bir köy kurmuşlar. Selanik’ten gelen Türkler, geldikleri yerde toprakla uğraştıklarından, buradaki ilk yıllarında çok zorluk çekmişler. Zaman içerisinde gölün şartlarına uyum sağlayarak balıkçılık yapmaya başlamışlar. Bugün köyün neredeyse yüzde 80’i geçimini balıkçılıkla sağlıyor. 🐠🐟Gölyazı Köyü, Uluabat Gölü kıyısında doğa ile tarihin bir arada bulunduğu eşsiz bir güzellik sunuyor. İlkbaharda yükselen sular nedeni ile gölün içinde kalan ağaçlar, yine bu sularda süzülen ördekler ve Arnavut kaldırımlı dar sokaklar, Antik Çağ’da “Apolyont” olarak bilinen bu koyun güzelliklerden yalnızca birkaçı. Tümüyle sit alanı olan bölge, özellikle Apollon Tapınağı ve Kilisesi ile de bilinir. Gölyazı Köyü, sabah gölde kayıklarla balık avlayan, evlerin önünde ağ diken kadınları, göl kıyısında kurulan mezat yerinde balıkları satan erkekleri ile dikkat çeker. Kaynakça: Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

GÖLYAZI DA NELER YAPABİLİRİZ?

Gölyazı, bir zamanlar Apollon Krallığının başkentiydi. Daha sonra Bizans, Osmanlı, derken o tarihten bu yana esintiler halen devam etmekte. Gölyazı da yaşayanların çoğunluğunu mübadele yıllarında Selanik’ten gelmiş olanlar oluşturuyor. O tarihe kadar burada yaşayan yaklaşık yüz hanelik Rum nüfus, mübadele sonrası Yunanistan’a gönderilmiş. Giden Rumlar, Yunanistan’da Apollonia adında bir köy kurmuşlar. Selanik’ten gelen Türkler, geldikleri yerde toprakla uğraştıklarından, buradaki ilk yıllarında çok zorluk çekmişler. Zaman içerisinde gölün şartlarına uyum sağlayarak balıkçılık yapmaya başlamışlar. Bugün köyün neredeyse yüzde 80’i geçimini balıkçılıkla sağlıyor. 🐠🐟

Gölyazı Köyü, Uluabat Gölü kıyısında doğa ile tarihin bir arada bulunduğu eşsiz bir güzellik sunuyor. İlkbaharda yükselen sular nedeni ile gölün içinde kalan ağaçlar, yine bu sularda süzülen ördekler ve Arnavut kaldırımlı dar sokaklar, Antik Çağ’da “Apolyont” olarak bilinen bu koyun güzelliklerden yalnızca birkaçı. Tümüyle sit alanı olan bölge, özellikle Apollon Tapınağı ve Kilisesi ile de bilinir. Gölyazı Köyü, sabah gölde kayıklarla balık avlayan, evlerin önünde ağ diken kadınları, göl kıyısında kurulan mezat yerinde balıkları satan erkekleri ile dikkat çeker.
Kaynakça: Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

“Yolculuk bizi kendimize geri getirir.”

isik

Albert Camus

Separator

Gölyazı’nın Hikayesi

Gölyazı

Melde Ülkesinin kralı, Apollonia Kralının dünya güzeli kızını oğluyla evlendirmek ister. Fakat kızın gönlü bir başkasında dır. Evlenmek istemez kralın oğluyla. Melde kralı bu duruma çok hiddetlenir. Apollonia kralı bir tepeye saray yaptırarak kızını Melde kralından saklar. Bu duruma çok kızan Melde kralı, “sizi yok edeyim de görün” der ve Odyssey çayını Apollonia kentine yönlendirir. Çay, kentin topraklarını sular altında bırakır. Kent ve prensesin bulunduğu saray, sularla çevrili birer ada haline gelir. İşte Uluabat Gölü ve Gölyazı’nın ortaya çıkışı efsaneler de böyle anlatılır.

Separator

Sevdiğimiz Yel Değirmeni

Gölyazı

Aslında özümüze bakarsak sadece çocuklar değil, biz de yel değirmeni gördüğümüz de çok seviniyoruz. Gölyazı girişindeki okulun bahçesinde 12 kanatlı, 5 metre yüksekliğinde ve 6 metre çapında yel değirmeni karşılıyor bizi. Uzun zamandır işlevini kaybeden değirmen, etrafı yoğun bitkilerle kaplanmış ve okulun kömürlüğü olarak kullanılıyorken, Nilüfer Belediyesinin katkılarıyla 2300 yıllık tarihi yel değirmeni, Türkiye’deki 2 yel değirmeni ustasından biri olan ve Samsun’da yaşayan Orhan Sanaroğlu tarafından restore edilip turizme kazandırılmış. Ayrıca değirmenin içinde, tahıl öğütmek için kullanılan değirmen taşını ve silosunu görebilirsiniz. Şimdi gideceğimiz yer “Aziz Panteleimon Kilisesi”.

Konum için tıklayın. 

Separator

Aziz Panteleimon Kilisesi

Gölyazı

19. yüzyılda zenginleşen ve kültürel olarak ilerleyen Rumlar, birçok kilise inşa etmişler. Fakat günümüze bu kiliselerden ancak Aziz Panteleimon Kilisesi ulaşabilmiş. Nilüfer Belediyesi tarafından aslına uygun olarak restore edilen Kilise 2014 yılında “Gölyazı Kültür Evi” olarak hizmete açılmıştır. Yılda 2-3 sefer ayin yapılan kilisede, çocukların vaftiz törenlerinin yapıldığı söyleniyor. Cami ya da kilise olarak ayrımcılık yapmadan tüm tarihi eserlerimize sahip çıkmamız ne kadar güzel. Bizlere bu eserleri kazandıran Nilüfer Belediyesi’ne buradan çok teşekkür ediyoruz. 🙏👏❤

Konum için tıklayın. 

Separator

Tüm İhtişamıyla Dimdik Ayakta Duran Ağlayan Çınar

Gölyazı

Çocuklarımızla kocaman çınarın etrafını şöyle bir turlayıp, hemen yanında karaya çekilen kayık yanında bir fotoğraf çekildik. Tabi arkadan geçen teknelerin sesini duyan bizimkiler rahat durur mu!

Gölyazı ile bütünleşmiş, dört ayak üzerinde duran çınar ağacı tam 743 yaşında! Köprü girişinde bulunan tarihi çınar, araştırmalara göre; doğa şartları sebebiyle yana doğru yatmış gövdesine rağmen, yaşamdan kopmamak adına tekrar filizlenerek günümüze kadar gelmiş asırlık bir çınar ağacıdır. Gövdesinin bir tarafından kaynak suyu çıkar ve çeşme şeklinde akıp alttaki balıklara su kaynağı oluşturur. Bu nedenle ağlayan çınar denmiştir.

Gölyazı

Bir başka hikayeye göre ise,

Eleni adında bir Rum kızı ile Mehmet adında bir Türk erkeğinin aşkına şahit olur. Kurtuluş Savaşı sonrasında Rumlar Selanik‘e gitmek durumunda kalır. Mehmet Eleni’nin peşinden gitmek ister ancak Eleni’nin abisi buna engel olur ve hançer saplayarak Mehmet’i yaralar. Bunu duyan Eleni, ailesinin yanından kaçıp buluştukları ağaca gelir. Mehmet’in öldüğünü görünce de orada intihar eder. O günden bugüne çınar ağacı bu yaşanan dramatik aşka ağlar ve adı ağlayan çınar olur.

Konum için tıklayın.

Separator

Ailece En Sevdiğimiz Sandal Turumuz

Gölyazı

Muhtemelen siz de bizim gibi Gölyazı’ya geldiğinizde ilk dikkatinizi çeken şeylerden biri göl kenarındaki sandallar olacak. 🛶 Turlar çınar ağacının hemen yan tarafından kalkıyor. Gölde tur ortalama 15 – 20 dakika sürüyor. Sandal kiralama ücreti ise kişi başı 20 TL (2018). Biz çok şanslıydık. Turumuzu akşam gün batımına denk getirdik. Uzun bir tur sonrası bol bol fotoğraf, video derken gün batımına yavaş yavaş şahit olduk. Tur boyunca tekne sahibi Kadir bey köyün tarihini, insanların geçim kaynaklarını anlattı. Kısaca 20 dakikalık turda sohbet öyle koyuydu ki, dakikalar nasıl geçti hiç anlamadık. Kendisine çok teşekkür ediyoruz. Gölyazı’ya gelip siz de sandal sefası yapmak ve Gölyazı hakkında bilgi isterseniz Kadir bey ile iletişime geçebilirsiniz.

Kadir ÇELİK – 0544 673 30 26 nolu telefondan ulaşabilirsiniz. Ayrıca Kadir Bey Gölyazı Turizm Geliştirme Koop. Başkan Yardımcısı.

Gölyazı

Göl üzerinde irili ufaklı birçok adacık bulunuyor. Bu adalara sazlıklar içinden ulaşıyorsunuz. Nilüfer çiçeği mevsiminde kaptanlardan çiçeklerin olduğu yere götürmelerini isteyin. Mayıs – Kasım ayları arasında ziyaretlerinizi gerçekleştirirseniz nilüferleri daha çok görme şansınız olur.

✔ Aklınızda bulunsun; bu güzel yarımada 1980 yılında SİT alanı ilan edilmiştir.

Separator

Köylerde En Çok Sevdiğimiz Organik Ürünler

Gölyazı

Köyün merkezinde köylüler tezgahlarıyla karşılıyor gelen ziyaretçileri. Tezgahlarda zeytin ve zeytin ürünleri, bulgur, tarhana gibi ev yapımı, bölgeye özgü ürünler bulunuyor. Bu tarz ürünleri bulunca hiç kaçırmıyoruz. Özellikle köy tarhanaları çocuklarımız için çok besleyici oluyor. Alışverişimizi yapıp köy sokaklarını gezmek için buradan ayrılıyoruz. Ayrıca tezgahlardan taze balık almayı ihmal etmeyin. gölde çoğunlukla turna, yayın, kerevit, yılan balığı, çakıl balığı gibi balıklar yaşıyor. 🐟🐠

✔ Aklınızda bulunsun; kilisenin hemen çıkışındaki peynirci den taze peynir, yumurta, köy ekmeği alabilirsiniz.

Separator

Tarihi Evlerimize Sahip Çıkamıyoruz

Köy sokaklarında gezerken, gözümüze 200 yıllık Rum evleri takıldı. Tarihimize ne kadar değer verildiğini bazı evlerin camlarına yapılan beyaz plastik doğramalardan anladık (ironi). Ara sokaklarda özellikle surların bazı bölümleri sağlam ve surlar üzerinde o dönemlere ait yazılar ve süslemeler bulunuyor. Aslında genel olarak bakıldığında tarihi Rum evleri ve betonarme evler aynı kareye sığdırılmış. Her ne kadar beton yapılar ara ara görünüyor olsa da Gölyazı’nın geleneksel evlerinin bazıları hala ayakta. Burada hemen hemen her sokak göle açılıyor. Evlerin arasından göle inen sokakların sonunda karşınıza ya rengarenk kayıklar çıkıyor ya da gölün suları.

Separator

Kuşların Önemli Adresi

Gölyazı

Yavrulama döneminde Manyas Gölünde konaklayan göçmen kuşlar, balık bolluğu nedeniyle beslenmek için Uluabat Gölü’ne geliyor. Etrafta kedi köpekten çok leylek var. Sokak lambalarına şöyle bir göz attığınızda birçoğunda yuvalarını görebilirsiniz. Dönem dönem bir gelip, bir gidiyorlar. Bu yüzden burası kuş cenneti diyebiliriz. Ayrıca köyde her sene Leylek Şenlikleri düzenleniyor. 🕊

✔ Aklınızda bulunsun;  Uluabat Gölü, sığ, uzun ince bir göl. En derin yeri 4 metre, ortalama derinliği ise 2,5 metre.

Separator

Fotoğraf Tutkunların Uğrak Noktası Gölyazı 📷

Gölyazı

Gölyazı’ya fotoğraf çekmek için geliyorsanız, gece çıkmalısınız yola… Sabahın beşinde balıkçı kadın ve erkekler göle çıkıp ağlarını atıyorlar ve asıl kareler buradan çıkıyor. Programınızı mutlaka gün batımı ya da gün doğumu saatlerinde denk getirin. Gölyazı fotoğrafçılar için bulunmaz nimet. Neresinden çekerseniz çekin, neyi çekerseniz çekin, her obje kesinlikle kartpostal! Özellikle hafta sonları sokaklar tam bir doğal fotoğraf stüdyosu haline geliyor.

✔ Aklınızda bulunsun; 11:30 da balık mezatı var. Balıkçılar gölden çıkanları toptancılara satıp evlerine çekiliyor.

Separator

Daha Daha Neler Yapabiliriz?

Gölyazı
  • Kahvaltıyı mutlaka göl kenarında yapın. Hele bir de hava güneşliyse çok şanslısınız. 🙏
  • Kahvaltıdan sonra Köy Kahvesinde kahve keyfi şahane bir fikir. (Kahveyle aranız nasıl?)🍮
  • Köyün yaşlılarından Gölyazı Köyünü dinleyin. Onlar heyecanla anlatırken sizde o anı yaşayacaksınız.🙋‍♂️
  • Eski bir Rum köyü olan Gölyazı sokakları arasında kaybolun, Rum evlerini görün.
  • Adanın etrafını yürüyerek gezmek yaklaşık 30 dakika ama siz daha fazla zaman ayırın.🚶🚶‍♀️
  • Uluabat gölünde 11 ada var. Sandallara binip göl turu yapın.🛶
  • Renkli balıkçı teknelerinden muhteşem fotoğraflar çıkıyor. Fotoğraf makinem yok diye üzülmeyin! Telefonla çekilenler bile harika çıkıyor.❤❤❤
  • Nilüfer çiçeklerinin mevsimini takip edin. Denk gelirseniz geziniz daha keyifli olacak.
  • Fotoğraf çekmekten hoşlanıyorsanız, alın fotoğraf makinenizi elinize manzaranın keyfini çıkartın. Gölyazı’nın konumu, renkleri ve çeşitliliği nedeniyle çok güzel fotoğraflar çekmek elinizde.📷
  • Balık yemeden dönmek olmaz. Bu bölgede en çok çıkan balıklar turna ve yayın. Tadına bakmadan sakın dönmeyin.🐟🐠🍽
  • Zambak Tepe; Gölyazı ve Uluabat Gölünü tepeden seyretmek istiyorsanız buraya mutlaka gitmelisiniz. Merkezden yürüyerek yaklaşık 15 dakikada gidebilirsiniz.
  • Zambak Tepesi neden deniliyor. Rumlar, ölen yakınlarını gömdükleri mezarlara hep zambak dikerlermiş. Zambak tepe eskiden Rum mezarlığıymış. Bu yüzden adına Zambak Tepe denilmiş.

Biz Kimiz?

Yıllarca birbirini aramış iki Seyyah olan Hande ve Aytaç, 2011 yılında hayatlarını birleştirdi. 2016 yılında ikiz çocukları küçük Seyyahlar Defne ve Atlas aileye katıldı. Geziyorlardı hala da geziyorlar ve bir yandan da deneyimlerini “Seyyahız Biz” adını koydukları blogdan sizlerle paylaşıyorlar.

Benzer YAZILAR

 Seyahat REHBERİ

Yorum Yaptınız mı?

Yazılarımıza yapacağınız katkılar bizim için önemli, olumlu veya olumsuz görüşlerinizi lütfen aşağıya yazınız.

Seyyahız Biz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir