KÜÇÜKKÖY DE BİZ

Bir köy gezisi planladığımız zaman çocuklarımızdan çok biz heyecanlanıyoruz. Köy havası, huzuru ve atmosferi o kadar iyi geliyor ki, çocuklarımızla beraber biz de çocuk oluyoruz. Küçükköy de kendimizi mutlu hissettiğimiz yerlerden biri oldu.

“Gezmek insanı alçak gönüllü yapar. Dünyada aslında ne kadar da küçük bir yer kapladığımızı görmüş oluruz.”

Bosna Atasözü

Köy yollarında çocuklarımızın koşup eğlendiğini görünce, acaba bizde böyle bir yerde mi yaşasak diye düşünmedik değil. Adım attığınız her yer çok güzel, köyde herkes birbiriyle arkadaş, dost, akraba olmuş. Köye gelen ziyaretçilere de aynı şekilde içten ve samimi davranıyorlar. Özellikle çocuklarımızın aldığı enerjiyi tarif etmek çok zor.

 Köydeki gezimize La Diva Boutique Otel den başladık. Çocuklarımızdan çok biz bahçesine hayran kaldık. Orta kısımda konumlandırılmış at arabası Atlas ve Defne için çok güzel bir oyuncak oldu. Uzun süre burada oynayıp eğlendiler.

İşletme sahibinin ilgisi oldukça iyiydi. Burada konaklamadık ama bahçesinde keyifli bir kahvenin ardından tekrar geldiğimizde kalacağımızın sözünü verip ayrıldık.

 Çocuklarımızın da dikkatini çekeceğini düşünüp Mandala Atölyesine uğrayıp yapılışını seyrettik. İlk anlarda terapi gibi gelse de kısa sürede ikizlerimiz için bir oyun haline geldi. İzlerken eğlenmenin dışında bir ara işletme sahibi Elif hanım Atlas’ın eline iğneleri Defne’nin eline ipi verip küçük bir eğitim bile verdi. Tekrar Elif hanıma  çok teşekkür ediyoruz.

 Özgür Takıl dan özellikle kızımız için harika saç aksesuarları ve şapkalar aldık. Her biri inanılmaz sanat eseri. Bu tarz aksesuarlara ilginiz varsa mutlaka uğramanız da yarar var.

 Chedi de Berrin hanımın yapmış olduğu kuş resimli yastıkları gören çocuklarımızın şaşkınlıklarını hiç unutamıyoruz. “Dışarıdaki kuşlar uçuyor ama bunlar uçmuyor anne” demeleri çok içten  Bu köyde her yer sanat galerisi. Hangi dükkana girersek girelim inanılmaz güzellikte. Gelecekte çocuklarımızın da böyle sanata yönelmesini çok istiyoruz.

 Artura Cafe & Bistro‘ya uğrayıp biraz soluklandık. Ardından Artura Vintage Art’da değerli sanatçı Rabia Çalışkan’ın muhteşem kadın figürleri ile bezediği kapıya hayran olup uzun uzun seyrettik şaşkınlıkla. Tüm sokakları gezdik. İçlerinde ki sanatı öylesine güzel sergilemişler ki AYAKTA alkışlıyoruz her birini.

– Meraklı Cadı‘yı çok anlattılar. Gerçekten de farklı bir ambiansı var. İçeride şapkalarımızı takıp cadı olduk. %100 doğal karadut suyundan içtik. İkizlerimiz tadını çok sevdiler ve ikinci bardak için bardaklarını uzatmaları çok iyiydi 😀

 Kabbak evinde Yasemin hanım karşıladı bizi. İçeride yüzlerce minik ışıktan oluşmuş oyun salonu gibi. Atlas ile Defne duvarlardaki ışıkları tutmaca oyunu oynadılar. Onlar için her yer her şey oyun. Yasemin hanım eşiyle beraber İstanbul dan buraya yerleşip sanatlarıyla adeta şaheser yaratmışlar. Her biri birbirinden farklı, özellikle lambederli tasarımlara hayran kaldık.

 KıraARThane dediler ama içerisi adeta müze. Sahibi Simay Hanım her katı tek tek gezdirip şahane projelerinden bahsetti. Üst kattaki ayrı renklere bezenmiş kapılar ve teras ayrı bir güzeldi. Başarılı bir projeye imza atan Dinç kardeşleri canı gönülden tebrik ediyoruz.

 Pita Boşnak börekçisinden börek yemeden olmaz. Defne ile Atlas en çok kıymalı böreği sevdiler, biz ise peynirli den yana şansımızı kullandık. Böreğimizin ardından gelen çayın yanındaki incirli kurabiyenin tadı hala damağımızda.

 Çoğu kapı önünde iskemle ve masalar. Sokaklar dan geçerken günaydın sen nereden geldin diyen teyzeler. Zamanın varsa buyurun bir çayımızı için diyen yaşlı amcalar. Tekrar tekrar yazıyoruz ama buranın halkı inanılmaz cana yakın, çocuklarımıza ve bize gösterdikleri ilgi bizi şaşkına çevirdi.

Her biri Küçükköy gönüllüsü olmuş. Sevgilerini enerjilerini buraya vermişler. Herkes sanatçı, herkes güzel, herkes dinamik ve genç. Ne mutlu Küçükköy’e, ne mutlu onlara ki birbirlerini çok güzel tamamlamışlar.

Gezimiz bitip dönerken… Herkesle selam verip, sohbet eder olduk. Orada yerleşmeyi seçmiş insanların güzel enerjisi bulaşmış sanki ziyaretçilere…

Elimizden geldiğince küçük de olsa alışveriş yaparak bu güzel köyün ekonomisine biz de katkıda bulunmak istedik. Bu cennet yere sizlerinde gitmesini öneriyoruz.
Yolumuz düştüğü zaman değil, yolumuzu düşürüp tekrar geleceğiz 😄

HOŞÇAKAL Küçükköy 🖐

Biz Kimiz?

Yıllarca birbirini arayan iki Seyyah Hande ve Aytaç, 2011 yılında hayatlarını birleştirdi. 2016 yılında ikiz çocukları küçük Seyyahlar Defne ve Atlas aileye katıldı. Geziyorlardı, hala geziyorlar ve artık bu deneyimlerini sizlerle Seyyahız Biz adını koydukları blog dan paylaşacaklar.

Biz Kimiz?

Benzer YAZILAR

 Seyahat REHBERİ

Yorum Yaptınız mı?

Yazılarımıza yapacağınız katkılar bizim için önemli, olumlu veya olumsuz görüşlerinizi lütfen aşağıya yazınız.

Seyyahız Biz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir