Fenerin ön kısmında küçük bir boşluk var. Gelen ziyaretçiler çoğunlukla bu alanı değerlendirip burada fotoğraf çekiliyor. Fenerin iç kısmında zamanında kullanılmış dümenler, fenerler ve eskiye dair fotoğraflar toparlanıp küçük bir müze yapılmış. Ayrıca içeride bulunan görevli fenerin tarihçesi ile ilgili bilgiler veriyor. Aslında buraya kadar her şey iyi hoş fakat fenerin üst katları da ziyarete açılsa çok daha güzel olmaz mıydı? Şile’yi fenerin tepesinden izlemek çok ayrı bir keyif olsa gerek. Kim bilir belki ilerleyen tarihlerde izin çıkar ve bir sonraki gezimizde fenerin en üst katına çıkıp fotoğraflarımızı burada çekiliriz.Fenerden çıkar çıkmaz sağ küçük yol sizi arka tarafta bulunan kafeye götürecek. Kafede oturup bir şeyler içebilir (bir bardak çay 2.00 TL (2018)) ya da sadece bahçe kısmında gezip manzaranın keyfini çıkartabilirsiniz. Havası çoğunlukla rüzgarlı, o yüzden ne yapıyoruz? Gelirken mutlaka yanımıza korunacak bir şeyler alıyoruz.Manzarayı seyrederken çok kenarlara yaklaşmamanızı öneriyoruz, aşağısı uçurum.

ŞİLE DE GEZİLECEK YERLER

Şile

Özellikle yazlık tatil beldeleri gezilerimizi ilkbahar ya da sonbahar aylarında planlıyoruz. Böylelikle hem bunaltıcı kalabalıktan uzaklaşmış oluyor, hem de denizinden yemeğine kadar her şeyi doyasıya yaşayabiliyoruz. ❤❤❤

“Gezmek insanı alçak gönüllü yapar. Dünyada aslında ne kadar da küçük bir yer kapladığımızı görmüş oluruz.”

isik

Henry Miller

Separator

Şile Fenerini Gezelim

Şile

Şile’nin sembolleri arasında olan fener, göz alıcı yapısı, siyah beyaz rengi ve yüksekliği ile eski evlerin üzerinden yükselerek ilçenin siluetini çiziyor. 150 yaşında ki deniz feneri, dünyanın en büyük ikinci, ülkemizin ise en büyük feneri dir. Açıkçası fenere baktığımızda en büyük fener gerçekten bu mu diye düşünmedik değil! 🤦😱🤦‍♂️

Fenerin ön kısmında küçük bir boşluk var. Gelen ziyaretçiler çoğunlukla bu alanı değerlendirip burada fotoğraf çekiliyor. Fenerin iç kısmında zamanında kullanılmış dümenler, fenerler ve eskiye dair fotoğraflar toparlanıp küçük bir müze yapılmış. Ayrıca içeride bulunan görevli fenerin tarihçesi ile ilgili bilgiler veriyor. Aslında buraya kadar her şey iyi hoş fakat fenerin üst katları da ziyarete açılsa çok daha güzel olmaz mıydı? Şile’yi fenerin tepesinden izlemek çok ayrı bir keyif olsa gerek. Kim bilir belki ilerleyen tarihlerde izin çıkar ve bir sonraki gezimizde fenerin en üst katına çıkıp fotoğraflarımızı burada çekiliriz.

Fenerden çıkar çıkmaz sağ küçük yol sizi arka tarafta bulunan kafeye götürecek.  Kafede oturup bir şeyler içebilir (bir bardak çay 2.00 TL (2018)) ya da sadece bahçe kısmında gezip manzaranın keyfini çıkartabilirsiniz. Havası çoğunlukla rüzgarlı, o yüzden ne yapıyoruz? Gelirken mutlaka yanımıza korunacak bir şeyler alıyoruz.

Manzarayı seyrederken çok kenarlara yaklaşmamanızı öneriyoruz, aşağısı uçurum.

Şile

Buranın manzarası çok güzel, özellikle gün batımını izlemek ayrı bir keyif. Ama her güzelin bir kusuru olur derler ya (aslında fenerin değil insanların kusuru) falezlerden aşağı atılan çöpler insanın içini acıtıyor. Maalesef bu da bizlere insanımızın doğaya karşı hala duyarsız olduğunu gösteriyor.

Müze pazartesi günleri hariç saat 10:00 – 16:00 saatleri arası açık.

Fenerin Tarihi
60 metre yüksekliğinde kayalık üzerine kurulan Şile Feneri, Kırım harbinde Karadeniz den İstanbul boğazına girecek gemilerin yollarını bulabilmeleri için yapılmış. Bu amaçla Boğaz civarında 1856’da yapılan Anadolu Fenerinden sonra Sultan Abdülaziz tarafından 1858-1859 yılları arasında inşa ettirilmiş. Taş kısmını Türk mimarlar tasarlarken, metal aksamı ve mercek kristal sistemi Paris de bir fabrikadan gelmiştir.

Fener kulesi, yapısının orijinal halini günümüzde de koruyabilmiştir. Kule sekizgen şeklinde ve 110 cm kalınlığında taşlardan yapılmıştır. Gündüz iyi görülebilmesi için siyah ve beyaz enlemesine bantlar çizilerek boyanmıştır. Etrafı çiçeklerle süslü olan fenerin tepesine 72 basamakla çıkılıyor.

Konum için tıklayın. 

Separator

Ağlayan Kayaya Gidelim

Şile Ağlayan Kaya

Şile denilince akıllara ya Fener ya da Ağlayan Kaya geliyor. Adı hep hikayelerde geçer. Efsaneye göre bir aşk hikayesi yüzünden kayanın ağladığı söylenir. Burayı ziyaret edenler dilekleri kabul olsun diye çaputlar bağlıyorlar. İnanışa göre bağlanan çaputtan sonra dilekleri gerçekleşiyormuş.

Yıllar önce ilk defa Şile’ye geldiğimizde (o zamanlar internet yok tabi) araştırma bu kadar kolay olmuyordu. Buranın halkına gezilecek yerleri sorduk. Onlar da bize feneri, merkezi, Ağlayan kayayı mutlaka görün demişlerdi. Aklımızdan nasıl olur da bir kaya ağlar diye geçmişti ve açıkçası çok merak etmiştik. İlk olarak soluğu hemen Ağlayan kayada aldık. Bir de ne görelim? Aslında öyle ağlayan falan yok, tamamen benzetme. Kaya üzerinde göze benzeyen iki delik açılmış ve dalgalardan vuran sular buradan dökülüyor. Karşıdan bakıldığında evet anımsatıyor ama sadece benziyor. 😀😀😀

Ağız kısmına bir delik daha açılsaydı, gülerek ağlayan kaya mı olacaktı?!

✔ Aklınızda bulunsun; Ağlayan kaya plaj bölgesinde bulunmaktadır. İsteyen burada denize girebilir. Ayrıca bu plaj mavi bayrağa sahiptir.

Ağlayan Kaya Hikayesi:
Bu bir aşk hikayesidir… Her ne kadar efsane denilse de, yaşanmış bir hikayenin halk arasında efsaneye dönüşmüş şeklidir.

Yıl: 1730. Yer: Elbiz, Uzunkum, Ağlayan Kaya yöresi.
Mısır, buğday ve üzüm bağlarının yanı sıra, iki yüz elli baş koyunu ile yörenin en varlıklı tüccarı ve ağası Dimitri. Nam-ı diğer Dimitri ağa. Bağındaki malikanesinde eşi ve evin tek kızı Eftelya ile hayatını sürdürmektedir. Birkaç ırgat ve anası ile yaşayan, koyunlardan sorumlu öksüz Mehmet de Dimitri’nin yanında çobanlık yapmaktadır. Haftalardır birbirlerini uzaktan kesen Dimitri’nin kızı Eftelya ve öksüz çoban Mehmet, sonunda birbirlerine açılırlar. Her ikisi de birbirini çok sevmektedir. Çoban Mehmet durumu anasına anlatır. Anası şaşkın ve çaresiz, bu işin sonu olmayacağını anlatsa da nafile, dinlemez Mehmet. Kaç kez istemeye gittiyse de her defasında reddedilir. Sonunda ana oğul kovulurlar çiftlikten. Mehmet çaresiz, Eftelya çaresiz. Mayıs ayının son günleridir. Gizlice son kez buluşurlar o kayanın üstünde. Yan yana otururlar, uzun uzun konuşurlar. Anlarlar ki, bu dünyada kavuşmalarına imkan yok. Sessizce anlaşırlar.

Usulca ayağa kalkarlar, yüz yüze gelip birbirlerinin gözlerin içine bakarlar. Birbirlerine sarıldıklarında, gözlerinden süzülen yaşlar birbirine karışır. Hiçbir şey söylemeden öylece dururlar bir müddet. Sessizce anlaşmışlardır onlar. El ele tutuşup, gözlerini kapatarak, atlarlar denize, kendilerini dalgalara bırakırlar çaresiz, kaybolurlar.
Bu dramatik hadiseye tanıklık eden kaya da dayanamaz, o bile ağlar. O günden bu yana kayanın gözyaşları hiç dinmemiştir, sürekli akar, akar…
Adı da “AĞLAYAN KAYA” olarak ölümsüzleşir.

Konum için tıklayın. 

Separator

Şile Kalesini Görelim

Şile

Bizanslılar tarafından yapılmış ve sonrasında Osmanlılar tarafından da kullanılan kalenin yüksekliği 12 metre, genişliği ise 10 metredir.

Şile Kalesi gelebilecek saldırılara karşı sahil gözetleme amaçlı kullanılmış. Tarihiyle ve yaşadıklarıyla hala önemini korumaktadır. Limanda Ocaklı Adanın üzerinde bulunduğu için Ocaklı Kale adı da zaman zaman kullanılıyor. Ayrıca restorasyonun dan sonra Sünger Bob‘a benzetilen meşhur kale ziyaretlere kapalıdır. Sadece kıyıdan izleyebiliyorsunuz. 😂😱😂

Konum için tıklayın. 

Separator

Tarihi Şile Evlerini Gezip, Tarihi Yaşayalım

Şile

Şile sokaklarında gezerken aralarda iki katlı ahşap evler gözünüze ilişebilir. Büyük ailelerin yaşaması için tasarlanan bu evlerin, çoğunun halen tarihi dokusu bozulmamış ve geçmişleri 19. yüzyıla dayanıyor. Hatta evlerin arasında manastırlar, kiliseler, çeşmeler de bulabilirsiniz. Bu yapıların bazıları da Bizans döneminden kalmadır.

Separator

Şile Merkezinde Dolaşalım

Şile

Caddeler üzerinde kafeler, Şile bezinden kıyafet satan mağazalar, balık restoranları ve konaklayabileceğiniz oteller bulunuyor.

Çarşıda gezerken hafif hafif acıkmaya başladığınız da burnunuza nefis kokular geliyorsa hemen yol üzerinde yılların Emin Varol Simit ve Börek Fırınından atıştırmalık bir şeyler alabilirsiniz.

Eğer oturup bir şeyler yemek istiyorsanız geliri Öğretmen Nur Güzey adına Şile Balibey İlkokuluna bağışlanan Yuvam Restoranı tercih etmenizi tavsiye ederiz.

Şile

Geceleri ise, hemen hemen tüm yazlık mekanların vazgeçilmezi ve biz kadınların ilgi noktası haline gelen gece pazarları. Gündüz plajlarda deniz sefası sürerken, akşamları ise çarşıya çıkıp gezmek adet haline gelmiş. Stantlarda renkli renkli takılar, bölgeye ait magnetler, giysiler, yazlık kıyafetler, şapkalar, çeşitli ihtiyaçlarımızı karşılayacak ürünler satılıyor.

Konum için tıklayın. 

Separator

Şile Bezinden Kıyafetler Alalım

Şile Bezi

Şile’nin baştan sona kadar en işlek caddesi olan Üsküdar caddesini geziyoruz. Çarşı içerisinde en sık rastladığımız Şile bezi kıyafetler oldu. Sağlı sollu kurulmuş butiklerde çeşit çeşit gömlekler, bluzlar ile süslenmiş vitrinler. ❤❤❤

Gezerken bir kaç butiğe gözümüz ilişiyor ve hemencecik notlarını alıyoruz.

 Bostan Tekstil
 Hilal Butik
 Güler Butik
 Deniz Butik
 Genç Butik
 Ulus Butik
 Asya Butik

Şile bezinin özel dokuması, %100 pamuklu ve tiril tiril olması yaz aylarında en çok tercih sebebi. Ayrıca kullanımı çok rahat olan Şile bezi buruştukça güzelleşiyor. Kocaman bir düğüm atıp öylece asın askıya ve açtığınızda kumaşın daha da güzelleştiğini görün!

✔ Aklınızda bulunsun; Temmuz ayının son haftası kutlanan “Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali” kısaca “Şile Festivali” olarak biliniyor. Etkinlikte yöreye özgü Şile bezinden yapılmış ürünler ve birçok yöresel lezzet sergilenmektedir. Şile Festivali süresince pek çok aktivite, konser ve moda gösterileri düzenleniyor. Ayrıca festivale birçok ünlü sanatçı ve modacı katılıyor.

Separator

Ahhh Ahhh! Birileri Şile de Dondurma mı Dedi!

Şile

Yine Üsküdar caddesi üzerinde;

 Şile Dondurmacısı
 Balkanlı Dondurmacı (kuruluş tarihi 1955)
 Roma Dondurmacısı

Biz tercihimizi Şile dondurmacısından yana kullandık ve iyi ki de kullanmışız. Hatta yazarken bile dondurma şöyle gözümüzün önünden geçiyor ve gitmiyor.

Nane ve incir tadı ENFES 👍

Ayrıca böğürtlen, Antep fıstığı, duble bitter, muz, damla sakızı, kavun, ananas, incir, nane ceviz gibi birçok çeşit de bulabilirsiniz.

Biz Kimiz?

Yıllarca birbirini aramış iki Seyyah olan Hande ve Aytaç, 2011 yılında hayatlarını birleştirdi. 2016 yılında ikiz çocukları küçük Seyyahlar Defne ve Atlas aileye katıldı. Geziyorlardı hala da geziyorlar ve bir yandan da deneyimlerini “Seyyahız Biz” adını koydukları blogdan sizlerle paylaşıyorlar.

Benzer YAZILAR

 Seyahat REHBERİ

Yorum Yaptınız mı?

Yazılarımıza yapacağınız katkılar bizim için önemli, olumlu veya olumsuz görüşlerinizi lütfen aşağıya yazınız.

Seyyahız Biz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir